SPK’nın Kaldıraç ve Teminat Düzenlemesinin Etkileri

Geçen hafta SPK’nın kaldıraç oranları ve teminatlara ilişkin yaptığı değişiklik sonrasında bu düzenlemenin etkisine ilişkin bir çalışma yapmak istedim. Bu nedenle öncelikle kaldıraçlı işlemlere ilişkin yani Forex’e ilişkin kamuya açıklanan verilere bir göz atmak gerekti. Forex’e ilişkin verileri TSPB yani Birlik ile Takasbank açıklıyor. Her iki kurum da bu verilerin aracı kurumların kendilerine yaptıkları bildirimlerden alıyor. Geçmiş tecrübelerime göre Takasbank’ın verileri Birliğe göre daha sağlıklı olmakta. Çünkü Takasbank’a yapılan günlük bildirimler işlem bazında bilgileri kapsamakta iken Birliğe yapılan bildirimler toplu halde yapılmakta.
Geçen senenin ocak ayında bir takım düzenlemeler yapılmıştı ve bunlara önceden değinmiştik. Bu düzenlemenin etkisine bakarak SPK’nın geçen hafta verdiği kararların arkasında yatan nedenlere bir nebze olsun kapı aralamaya çalışacağız.
Aşağıda yer alan Grafik yurtiçi yatırımcıların yaptığı Forex işlemlerinin bireysel ve kurumlar olarak ayrımını göstermektedir.

Kaynak: Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği

Grafikten anlaşılacağı üzere 2013 yılının ilk çeyreğinden 2014 yılının ilk çeyreğine kadar bireysel yatırımcıların oranı daha yüksek iken, bu tarihten itibaren yaklaşık olarak eşit oranlarda dağılım olmuş. Geçen senenin Ocak ayında yapılan sıkılaştırıcı politika sonrasında (Demo hesap zorunluluğu, 20.000 teminata kadar yarı kaldıraç uygulanması, emtialarda kaldıraçların düşürülmesi vb.) bireysel yatırımcının oranı %53’ten %47’ye kadar düşmüş ancak 3. çeyrekten itibaren tekrar yükselişe geçmiş. Yani aslında pek de istenen sonuca ulaşılamamış. Bence bunun en büyük nedeni yeni getirilen kuralların pek de piyasa verileriyle uyumlu olmayan kurallar olması. Yani en yüksek işlem hacmine sahip paritelerde kaldıracı değiştirmeyip emtialarda kaldıracı değiştirince piyasaya pek de bir etkisi olmadı.
Peki son yapılan değişiklik ne? 50.000 TL yoksa Forex yapamazsın ! Hadi gelin elimizdeki verilerden bir çıkarım yapalım. Bu sefer Takasbank’ın verilerini kullanalım.

Bu Grafik teminata sahip hesapların ortalama teminat miktarını gösteriyor. 2012’nin sonunda hesap başına ortalama teminat 12.042 TL iken 2015’in sonunda 6.512’ye kadar gerilemiş. Daha sonra bir artış trendine girmiş ve Ocak ayı sonu itibariyle 8.330 TL olmuş. Yani 50.000 TL’nin 1/6’sı bile değil.
Aşağıda yer alan Grafik’te ise teminatlı hesap sayısı ve FX işlemi yapan yatırımcıların aracı kurum ortalaması olarak zarar oranları gösteriliyor. Teminatlı hesap sayısı sürekli artış gösterirken, 2016’nın son çeyreğinde zarar oranı %80 düzeylerine çıkmıştır.

Bu nedenle aslında bu piyasaya ilgi sürekli artarken bunun altında yatan nedenler en başta dövizdeki kur artışı ile volatilite artışının olduğunu düşünüyorum. Aşağıda da görüldüğü üzere USD/TRY kurunda 7. Ayda artan volatilite 10. Aya kadar düşüş göstermiş ancak 11. Aydan sonra hızlı bir artış göstermiştir.

USD/TRY – Günlük Volatilite

Aşağıdaki Grafikte de USD/TRY’deki artış görülmektedir.

Tüm bu veriler değerlendirildiğinde spekülatif hareketlerden kazanç sağlamak isteyen yatırımcının Forex piyasasına ilgi duyduğu ancak artan ilgi sonrasında da zarar miktarlarında da artış olduğu görülmüştür. Bu nedenle spekülatif hareketlerden kazanç sağlamak isteyen yatırımcıları koruma adına daha düzgün işleyen bir sistem oluşturulabilecekken, sistemi kilitlemenin sonuçlarını pek tabii ki ileriki günlerde hep beraber göreceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir